28 Aralık 2009 Pazartesi

Sevilla da Mermer Sektörü

27 Aralık 2009 Tarihinde Erdem bey ile kaldığımız evde bir ön görüşme yaparak yarin pazartesi bizim için programınız nedir ? dedik ve bizim için bir proram hazırladığını yarin sabah yani 28 aralık 2009 tarihi saat 9.30 ile 10.00 arasında buluşacağımızı , ve mermer sektörüyle ilgili birkaç firmaya gideceğimizi söyleyerek randevulaştık.Ertesi sabah Erdem bey bizi evden almaya geldiğinde havanın çok yağışlı olduğunu bu şekilde gidemeyeceğimizi söyle ve eşi İmma hanımı arayarak bizi arabayla ziyaret edeceğimiz yerlere götürmesini rica etti İmma Hanım geldikten sonra İlk ziyaretimizi yapmak üzere yola koyulduk.Sevilla merkeze yaklasık kırkbeş dakika ile bir saat uzaklıkta bir yerde organize sanayide bulunan Marmoles Rinconada,S.L mermer firmasına gittik.

Firma sahibinden izin alarak ilk olarak ortama bir göz gezdirdik türkiyeden farklı neler var neler yapıyorlar bundan sonra bu atelye ufak olmasına rağmen CNS TAM OTOMATİK LAZERLİ Mermer kesim makinası ile kesim yaptıklarını gördük ve görevli personele nasıl çalıştığını sorduk.Saolsunlar bizimle ilgilenerek hemen makinayı çalıştırıp 20 x 20 ebatların da makinaya dikey ve yatay komutlar vererek kenara çekildi ve CNS LAZERLİ kesim makinası içine yuklediğimiz 20x20 dikey ve yatay kesim programına start vermemizle işlevine başladı bizde izlemeye başladık lazerle nereyi keseceğini işaretleyip bizim verdiğimiz komutlar doğrultusunda kesim işlemini tamamladı.





Bu atelye mermer sektöründe bilişimi tam anlamıyla kullanamasa da çok ta kötü değiller en azından CNS tezgah kullanıyorlar bu da az değil tabiki ama bu firmanın bir Web adresi bile yok henüz.Türkiye , Afganistan , Çin ve bir kaç Ülkeden daha mermer aldıklarını söylediler. Benim bu atelyede gördüğüm en güzel şey insan sağlına verilen değer di.Biz bu işyerinde çalışan görevli ile sohbet ederken atelyeye indirilmek üzere bir Kamyon dolusu Mermer Plakalar geldi ve bu plakaların araçtan nasıl indirilip yerleştirildiğini gösteren videoyu çektik :




Marmoles Rinconada,S.L firmasından son olarak ayrılmadan önce fotoğraf çekimi yaparak firma sahibine çok teşekür ederek (muy gracias) diyerek ayrıldık o bizden bizde Marmoles Rinconada,S.L firması ila tanıştığımızdan ve gördüğümüz ilgiden memnun olduk.









Daha sonra proramımızda bulunan diğer işletmeleri ziyaret için tekrar İmma hanımın arabasına binerek Marmolesvigo firmasına gittik;Erdem bey bizim beklememizi söyleyerek firmanın ofisindeki yetkili arkadaşla görüşüp iş yerine geliş sebebizimizi anlatarak izin istedi.Firma da bulunan görevli buna izin vermeye yetkisi olmadığını Firma sahiplerinin ertesi gün şirkette olacaklarını onların bize yardımcı olabileceklerini söyledi, bizde anlayışla karşılayıp Marmolesvigo firmasına ziyaretimizi başka bir güne alarak programımızda bulunan Marmoles herrera isimli firmaya gitmeye karar vererek.

Marmoles herrera ya gittik bu firmanın ilk olarak satış mağazasına gittik, oradaki yetkiliye projemizden bahsettik Danial bey bizi çok iyi ve çok hoş bir şekilde karşılayarak.Satış mağazalarındaki ürünerinin kendi atelyelerinde yapıldığını ve atelyelerinin satış mağazalarına yakın olduğunu bir kaç dükkanın arkasında olduğunu söyleyerek ziyarete oradan başlayabileceğimizi söyledi bunun üzerine biz atelyelerine geçerek neler yaptıklarını sormaya fotoğraflamaya başladık, b atelyede bir kaç farklı teknikler öğrendik.


Kumlama ve kompresör ile memer ve doğal taşların üzerine resim yazı vb. şeylerin kumu püskürterek memer üzerine aktarıldığını öğrendik.Marmoles herrera da benim dikkatimi çeken en güzel şey ve bizim projemizide kapsayan en önemli girişimleri bence Ict For Marble lı kullanıyor olmalarıydı.



Bizim Türkiyede reklamcıların camlara yazı yazmak için, Mimarların proje cizimlerinde kullandıkları Ploter dediğimiz cihaz ile Corel Draw programı yada ona çok yakın bir grafik tasarım programı ile hazırlanan yazı yada resimleri kalıp halinde Ploter cihazıyla etiketin üzerine cizim yaptırıyorlar bu çıktıyı memer plaka üzerine kaydırmadan yapıştırıyorlar etiket memer plaka üzerine yapıştıktan sonra kumlama makinasına o plakayı yerleştirerek o mermer plaka üzerine tanzikli hava ile kum püskürtüyorlar böylelikle etiketten kalıp oluşturmuş oluyoruz kum mermer üzerinde izler oluşturarak istediğimiz yazı yada resimi mermere aktarmış oluyorlar bu sayede hem çok güzel işler ortaya çıkarıyorlar hemde bizim projemiz olan Ict to for marble yani mermer sektöründe bilişime çok güzel bir örnek oluyor.Marmoles herrera firmasının piyasaya yaptıkları en büyük iş mezar taşları ve İspanyada ve Sevilla kentinde hemen hemen bütün vefat eden ünlülerin mezarlıklarını yapmış olmaları onların bu konuda ne kadar kaliteli ve düzenli bir şirket olduklarını bu sektörtde tek olduklarını gösteriyor.Sanırım şimdi satış mağazasına dönerek yaptıkların işlerin son hallerini birlikte bizim çekmiş olduğumuz fotoğraflar ile inceleyelim bakalım dediğimiz kadar iyilermi sizler görüp karar verin.





Satış mağazasındaki ürünleri fotoğrafladıktan sonra Danial bey bize iş yerlerinin
karşısında bulunan Sevilla nın mezarlığı götürerek orada bulunan Ünlülerin mezarlarını ve orada bulunan mermer kullanılarak yapılan aile mezarlarını gezdirdi gerçektende mermeri çok güzel işlemişler ve bizlere mermer konusunda bu sektöründe çok önemli rol oynadığını gösterdiler.Ben ve arkdaşlarım mezarlıkta fotoğraflar çekerken gördümüz işcilik ve yapılan mezar taşlarını şaşkınla fotoğrafladık.





















23 Aralık 2009 Çarşamba

Yabancı Dil


GENEL TAVSİYELER

Yabancı dil öğreniminde her şeyden önce belirlenmesi gereken faktör hedeftir. Kişinin “Ben yabancı dili niçin öğrenmek istiyorum?” sorusunun cevabını bulması gerekir. Çünkü her dilin bir derya olduğu düşünülürse bir yabancı dildeki her şeyi veya bütün becerileri ( dinleme, konuşma, okuma, yazma) çok iyi seviyede bilmek imkansızdır. Örneğin; KPDS sınavından iyi bir not almak isteyen bir kişinin okuma ve yapı becerisini geliştirmeyi ön plana çıkarması ve bu sınavda sorulan soru tiplerine uygun çalışma ve buna göre bir yöntem ve kaynak belirlemesi gerekir. Dolayısıyla konuşma ve dinleme becerisini geliştirmeye daha az zaman ayırması yeterli olacaktır. Diğer taraftan, hedefi hedef dilin konuşulduğu bir ülkede yaşamak olan bir kişinin ise konuşma-dinleme becerisini ön plana çıkaran kaynak ve yöntemlere ağırlık vermesi gerekir.

Yabancı dil öğrenimini tarih, coğrafya veya matematik eğitimi gibi değerlendirmemek gerekir. Çünkü yabancı dil ezberden ziyade belli becerilerin edinimini içerir. Yetenek kazandırılması şeklinde değerlendirilmelidir.

Bir yabancı dili öğrenmek için size sunulan sihirli reçetelere inanmayınız. Siz çaba göstermedikçe hiçbir taktik ve yöntem işe yaramayacaktır.

Yabancı dil öğreniminde süreklilik çok önemlidir. Az da olsa her gün bu iş için zaman ayırmaya özen gösteriniz.

Kişi dil öğreniminde ne kadar çok duyu organını işin içine entegre ederse öğrenme süreci o kadar hızlı olur.

Herkes belli bir seviyeye kadar yabancı dil öğrenebilir. Önemli olan doğru ders çalışma yönetmelerini kullanmak ve planlı çalışmaktır. Unutulmamalıdır ki herkesin ders çalışma yöntemi algılama ve öğrenme hızı farklılıklar gösterir ve bu da gayet doğaldır.

Yabancı dil eğitiminin başlangıç seviyesinde çokça dinleme ve okuma çalışması yapmak gerekir. Bu dinleme ve okuma aktiviteleri vasıtasıyla beyne girdi (Input) sağlanarak, bilinçaltına kelime ve yapı bilgileri yüklenir.

Dinleme ve okuma faaliyetleri başlangıç seviyesinde özellikle kasetli hikaye kitapları ile işitsel ve görsel seviyeye uygun VCD ve video programlarını kapsamalıdır.

DERS ÇALIŞIRKEN VE KELİME ÖĞRENİRKEN

Kısa aralıklarla çalışmak ;

Beyin unutmaya meyilli olduğu için, az bilginin uzun dönem hafızada saklanması daha kolaydır. Bir konu üzerinde 20-30 dk. çalışıyorsanız, 10 ile 20 dk. arasında bir ara veriniz. Nasıl yenilen bir yiyeceğin sindirimi için zamana ihtiyaç varsa, yeni alınan bilginin de beyinde doğru yere yerleştirilmesi için belli bir süreye ihtiyaç vardır. Fakat verilen aralar 20 dk. yı geçmemelidir.

Öğrenilen bilgiyi tekrar etmek ;

Beyin, yeni öğrenilen bir bilgiyi 24 saat içinde unutmaya meyillidir. Bu sebeple bir şey öğrenildikten sonra, bu bilgiyi belli aralıklarla tekrar ediniz. Bir konuyu gözden geçirmek için ne kadar çok zaman ayırırsanız, o konunun uzun dönem hafızada depolanması o kadar kolay olur.

Birbiri ardınca farklı konularda çalışmak ;

Yeni alınan bilgilerin birbirine benzemesi, unutma olasılığını artırır. Beyin farklılıkları benzerliklerden daha kolay algılar. Birbiri ardınca benzer dersler veya konulardan ziyade farklı olanları çalışınız.

Çağrışım yapma;

Kelime veya bilgiyi öğrenirken, önceki bilgilerinizle bağlantı kurunuz ve cümleler içinde kullanınız. Kelimenin anlamını, eş anlamlısını, zıt anlamlısını ve o kelime ile ilgili olan diğer kelimeleri düşününüz. Yeni kelimeyi birkaç defa farklı durumlarda, cümle içinde kullanmak ve o kelimeye farklı roller kazandırmak, daha emniyetli bir şekilde, uzun dönem hafızaya kaydedilmesini sağlayacaktır.

Sınıflandırma ;

Yeni bilgiyi ana fikir ve detaylarıyla organize ediniz. Yapılan araştırmalar, organize edilmiş bilgilerin düzensiz olanlardan daha kolay hatırlandığını ortaya çıkarmıştır. Yeni bilgi veya kelime için bir mantık bulunuz. Bulamadığınız takdirde o kelime veya bilgiyi ezberlemişsiniz ve kısa dönem hafızanıza kaydetmişsiniz demektir.

Resimleştirme ;

Yeni bilgiyi veya kelimeyi öğrenirken hafızanızda resimleştiriniz. Bu yöntemi ilk defa kullanırken zorlukla karşılaşabilirsiniz ; fakat pratik yapmayı sürdürünüz. İnsan beyninin yorumlayabildiği şeylerin yaklaşık %80’i görseldir ve yapılan araştırmalar görünen şeylerin, duyulan şeylerden daha kolay hatırlandığını göstermektedir.

Bağlantı Kurma ;

Öğrenmeye çalıştığınız kelime ile daha önce hafızanızda bulunan bir kelime arasında resimsel bir bağlantı kurunuz. Örneğin ; İngilizce’deki clown (palyaço) kelimesini öğrenirken daha önce hafızanızda bulunan plane (uçak) kelimesinin karikatürize ediniz. Tuhaf bir uçak düşünün ve palyaçonun bu uçağın kanatları üzerinde yürüdüğünü hayal ediniz.

Kısaltma ;

Bu yöntemi özellikle uzun ifadeler veya kelime grupları için kullanabilirsizin. Örneğin ; Nort Atlantic Treaty Organization’un kısaltması NATO şeklindedir. United Nations için UN kısaltması kullanılır. Bu tür kodlamalar öğrenilen bilgiyi daha anlamlı hale getirir.

22 Aralık 2009 Salı

İspanyayı Tanıyalım

Târihi


M.Ö. 1100 yıllarında Fenikeliler, İspanya topraklarında ilk yerleşme merkezleri kurmaya başladılar. Onları Keltler ve Yunanlılar tâkip etti. Daha sonra Kartacalıların egemenliğine girdi. M.Ö. 202 yılında Romalılar Kartacalıları İberik Yarımadasından attılar. Roma İmparatorluğu bu târihten îtibâren İspanya’da birliği sağladı ve zamanla Hıristiyanlığı buraya yerleştirdi.

M.S. 5. yüzyılda İspanya, Germen kabilelerinin saldırılarına hedef oldu. Sırayla Alanlar, Suevler ve Vandalların ardından Vizigotlar İspanya’ya hâkim oldu. Vizigotların hâkimiyeti uzun sürdü ve Hıristiyanlığı kabul eden Vizigotlar, İspanya’ya Hıristiyanlığın yerleşmesini sağladı.

711’de Afrika’dan Gelen Müslümanlar, 8. asırdan 10. asra kadar kuzeydeki birkaç bölge dışında İspanya’ya hâkim oldular ve burada Endülüs medeniyetini kurdular. İlmin merkezi olan üniversiteler açarak, İslâm medeniyetini buraya yerleştirdiler. Endülüs Emevîler Devletinde İmâm-ı Kurtubî, Şâtibî, İbn-i Hazm, Nûrettin Batrûcî gibi birçok âlim yetişti ve buradaki üniversitelerde hocalık yaptılar. Papa ve Krallar dâhil birçok Avrupalı bu üniversitelerde ilim tahsil etmişlerdir. Bugünkü birçok müsbet ilimleri batılılar bu üniversitelerden öğrendiler. On birinci yüzyılda bu ülkenin iç karışıklıklarından faydalanan Hıristiyanlar kuzeyden başlayarak yarımadayı tekrar ele geçirmeye başladılar. 1276 yılında Müslümanların elinde yalnızca güneydeki Grenada kalmıştı. 1469’da Aragon ve Castilla Krallıkları tek bir krallık altında birleşerek güçlü bir devlet kurdular. 1492’de Müslümanların son kalesi Grenada Krallığı yıkıldı. Aynı yıl Kristof Kolomb İspanyol hükümdarının maddî yardımıyla Amerika’ya varan ünlü gezisine çıktı. Bu yolculuk, İspanya’nın dünyânın en büyük sömürge İmparatorluklarından birini kurmasına yol açtı. 1588 yılında İspanyol donanmasının İngiliz donanmasına yenilmesini tâkip eden taht ve din kavgaları sonunda İspanya zayıflayarak çökmeye başladı. 1640’ta Portekizi, 1714’te ise Avrupa’daki bâzı topraklarını ve Cebelitârık’ı kaybetti. On dokuzuncu yüzyılın başlarında İspanyolların Amerika’daki bütün sömürgeleri bağımsızlıklarını kazandılar.


Birinci Dünyâ Harbinde İspanya tarafsız kaldı, fakat savaştan büyük ölçüde etkilendi. General Primoderivera, çıkan ayaklanmaları bastırarak ülkede diktatörlük kurdu. 1930 yılında iktidardan düştü. Bir yıl sonra yapılan seçimleri Cumhûriyetcilerin kazanması sonucu Kral On sekizinci Alfanso ülkeyi terk etti. 1936’da yapılan seçimlerde solcuların başarılı olması üzerine ülkede iç savaş başgösterdi. 1939’da iç savaşın sona ermesiyle Franco Devlet Başkanı oldu. İkinci Dünyâ Harbine de katılmayan İspanya’da ordunun desteğiyle Franco savaştan sonra da yerini korudu. 1969 yılında Franco’nun ölmesiyle yerine Don Juon Carlos geçti. 1976’da Başbakan Navarro’nun istifâsı ile Carlos kral oldu ve Abolfo Sourez’i başbakanlığa atadı.

15 Haziran 1977’de 41 yıl sonra ilk defâ genel seçimler yapıldı. Sourez’in başkanı olduğu Demokratik Merkez Birliği çoğunluğu elde etti. 1981’de sağcı Albay Tejero Cortes’in meclisi basarak yaptığı darbe girişimi sonuçsuz kaldı. 1982 seçimlerini ise Sosyalist Parti büyük çoğunluğu elde ederek kazandı ve 46 yıl sonra İspanya’da yeniden bir sol iktidarın doğmasını sağladı. Hâlen (1993) iktidarda sosyalist parti bulunmaktadır.

Fizikî Yapı

İspanya’nın dörtte üçü Meseta adı verilen düzlüklerle kaplıdır. Meseta çok yüksek faylı bloklardan meydana gelen Guadarrama ve Grados dağlarıyla ikiye bölünmüştür. Kuzeydoğudaki İberik Dağları kıvrımlıdır. Kuzeyde Cantabria Dağları yer alır. İspanyol Pireneleri, Fransız Pirenelerinden daha geniştir. Doğu Pireneler bâzı sıradağlar ile İberik Sıradağlarına bağlanır. Endülüs Sıradağları çok büyük ve kıvrılmış bir kütledir. Cebelitârık Boğazından Nao Burnuna kadar 800 km’lik bir alana yayılır. Bu sıradağların en yüksek tepesi orta bölgedeki Sierra Nevada (3.478 m) Tepesidir. Bu dağlar birbirlerinden havza ve ovalarla ayrılmışlardır.

İspanya’da ovanın varlığından söz etmek çok zordur. Ülkenin büyük bir kısmı 900 m yükseklikteki yaylalarla kaplıdır. Yarımadanın kuzey ve güney kıyılarındaki dağların ve Meseta’nın genellikle batıya doğru meyilli olması Ebro hâriç olmak üzere büyük ırmakların okyanusa akmalarına sebeb olmuştur. Okyanusa akan başlıca ırmaklar: Mino, Douro, Tagus, Guadiana ve Guadalguivir’dir. Akdeniz’e dökülen ırmakların en önemlisi Ebro olup, Guadalaviar, Jucar ve Segura başlıcalarıdır.

İklim

İspanya’nın iklimi genellikle kuraktır. Yazları sıcak, kışları soğuk geçer. İspanya’da iklim, Kuzeybatı İspanya, doğu kıyı ve iç kesim olmak üzere farklı üç bölgeye ayrılır. Kuzeybatı İspanya, Atlas Okyanusu iklim alanı içine girer. Her mevsim bol yağmur alır. Okyanusun yakın olması sebebiyle yazlar ılık, kışlar çok yumuşak geçer. Yağışlar kuzeyden güneye doğru azalır. İç kesimdeki ova ve yaylalarda kara iklimiyle karışık Akdeniz iklimi hüküm sürer. Özellikle Ebro ve Guodalguivir ovalarıyla Manche’de yazlar sıcak, kışlar sert geçer. Toplam yağış düşüktür.

Tabiî Kaynaklar

Bitki örtüsü ve hayvanlar: Kuzeybatı İspanya’da meşe ve gürgen ağaçları bulunur. Doğu kıyılarında yeşil meşeler, sulak bitkiler ve bozkırlar hâkimdir. İç kesimde ise karışık orman, güneyde meşe ormanları ve bozkırlar, bâzı kesimlerinde çayır ve fundalıklar bulunur. Bunlar ormanların insan eliyle kesilerek yok edilmesinden meydana gelmiştir. İspanya dağlık ve ormanlık bir arâziye sâhip olduğundan ayı, kurt, tilki, tavşan, sincap, yaban kedisi, yaban keçisi gibi hayvanlar bulunur. Mevsimden mevsime göçmen kuşlar İspanya’ya gelmektedir.

Mâdenler: İspanya zengin yeraltı kaynaklarına sâhiptir. Meseta’nın bir çok kesimiyle Endülüs sıra dağlarında önemli demir rezervleri vardır. Ülkenin çeşitli yerlerine dağılmış vaziyette kömür yatakları mevcuttur. Diğer mâdenleri potas, çinko, kalay, kurşun filizleri, bakır, uranyum, gümüş, fosfat ve sülfürdür. Dünyânın başta gelen civâ üreticilerindendir.

Nüfus ve Sosyal Hayat

İspanya’nın nüfûsu 39.100.000’dir. Nüfûsun yarısından fazlası şehirlerde yaşar. İspanya halkı çeşitli ırk gruplarının karışımıyla meydana gelmiştir. Halkın Endülüs bölgesinde yaşayanları esmer; Basklar ve Katalanlar sarışın; Galiçya bölgesinde yaşayanlar ise alçak boylu ve buğday tenlidir. Bölgelerde yaşayanlar arasında yaşayış ve giyiniş bakımından farklılıklar görülür. Andolusia kadınları 5. yüzyılda bu bölgede yaşamış olan Faslılar gibi yüzlerine peçe örterler.

İspanya denilince akla boğa güreşleri gelir. Halk boğa güreşlerine çok meraklı olduğu için arenalar dolup taşmaktadır. Boğa güreşleri İspanyolların senelerden beri süregelen bir geleneğidir.

Önemli şehirler arasında Barcelona, La Caruna, Ovieda, Sevilla, Valencia, Vizcaya bulunmaktadır.

Din: İspanya halkının çoğu Hıristiyanlığın Katolik mezhebindendir. Az miktarda Protestan, Mûsevî, Müslüman bulunmaktadır. Bunlar nüfûsun % 1’ini teşkil etmektedir.

Eğitim: İspanya’da 6-14 yaş arasında öğretim mecbûridir. İspanya’da 20 devlet üniversitesi, bunun dışında Madrid, Barcelona ve Valencia’da üç politeknik üniversitesi vardır. Okuma-yazma bilmeyenler nüfûsun %5’ini teşkil etmektedir.

Siyâsî Hayat

İspanya’da 1975 târihinden sonra ülke krallığa dayanan bir monarşiyle yönetilmeye başlamıştır. İspanyol parlamentosu Cortes, 350 üyeli Temsilciler meclisi ve 248 üyeli Senato’dan meydana gelmiş, iki meclislidir. Kralın, meclisten çıkan kânunları veto yetkisi vardır.

Ekonomi

Çok yönlü bir tarım ülkesi olan İspanya’da tarım sanâyiye yönelik duruma getirilmektedir. Bir zamanların sömürgeci ve denizci ülkesi olan İspanya, bugün bu özelliğini kaybetmiştir.

Tarım: İspanya bir tarım ülkesidir, ancak 1960 ve 1970 yılları arasında tarımla uğraşanların oranı% 41’den % 25’e düşmüştür. Topraklarının yaklaşık beşte ikisi işlenmektedir. Geri kalan bölgeler ya çok kurak veya çok dağlık olduğundan tarıma elverişli değildir. İç kısımlarda az nüfûslu havza ve yaylalarda özellikle tahıl ekilir (buğday, çavdar gibi). Bu kısımda topraklar 2-3 yılda bir nadasa bırakılır veya bakla nohut ekilir. İspanya’nın Atlas Okyanusu kısımlarında iklimin etkisiyle değişik bir tarım uygulanır. Yazları nemli olması mısır tarımına çok elverişlidir. Tahıl az yer tutar, patates ve fasulye bu kısımlarda çok boldur. İspanya’da en çok yetiştirilen tahıl arpadır. Ayrıca şekerpancarı, soğan, mısır, limon, tütün, ayçiçeği, mercimek yetiştirilmektedir.

İspanyada yetişen meyvelerden portakal ilk sırayı alır ve bir ihraç ürünüdür. Zeytin de önemli bir gelir kaynağıdır. İspanya’da bağlar işlenen toprağın % 8’ini meydana getirir. Ormanlardan elde edilen en önemli ürün mantardır. Domates ve muz da önemli ihraç ürünlerindendir.

İspanya’nın tarımı giderek artan nüfûsun ihtiyacını karşılayamamaktadır. Ekilebilir arâzinin ancak bir kısmı sulanabilmektedir. Günümüzde tarım kesiminde faal nüfûsun % 25’i çalışmaktadır. Bununla birlikte toprak ürünleri ihrâcâtın % 40’ını sağlamaktadır.

Hayvancılık: Hayvancılık İspanya’da giderek gelişmektedir. İşlenebilen toprakların dörtte üçü otlaklarla kaplı olduğu için hayvan beslemede önemli bir kaynaktır. İspanya’da yaklaşık olarak 15 milyon koyun, 3 milyon keçi, 6 milyon büyükbaş hayvan vardır. Senelik et üretimi ise ortalama olarak 2.700.000 tondur. Ayrıca önemli miktarda at, katır, eşek mevcuttur. Beslenmede balıkçılığın rolü büyüktür. Balık tonajları yavaş fakat sürekli olarak artmaktadır. Ülkenin Atlas Okyanusu kıyıları büyük bir balıkçılık bölgesidir. Balıkçılık önemi bakımından Avrupa’da Rusya ve Norveç’ten sonra üçüncü gelir. Avlanan en önemli balıklar sardalya, hamsi, orkinos ve morinadır. Akdeniz kıyılarında elde edilen balık miktarı azdır. Açık deniz balıkçılığında giderek gelişme görülmektedir.

Sanâyi: İspanya’da sanâyi gelişmektedir. İspanya 1960 yılından bu yana hızla sanâyileşti. Toplam sanâyi üretimi 1960 ile 1966 yılları arasında iki katına çıktı. Günümüzde ülkenin çalışan nüfusunun % 40’ı bu sektördedir. İspanya, Avrupa’nın önde gelen sanâyi ülkelerinden biri olma yolundadır. Başlıca ürünleri; makina, pamuklu ve yünlü dokuma, ayakkabı, kâğıt, otomobil, gemi (dünyâ devletleri arasında dördüncü), çimento, çelik, döküm ve demirdir. Sanâyi dağılımı çok eşitsizdir. Büyük kısmı iki bölgede toplanır. Kuzeyde Vasco-Osturianın bütün ekonomisi mâden kömürü ve demir sanâyiine dayanır. Bu kısımda ayrıca el sanatlarının modernleşmiş biçimi olan bir çok küçük fabrika vardır. Doğuda Katolonya bölgesi, Pirene ırmaklarından elde edilen elektrik enerjisinden faydalanır. Enerji açığı sanâyinin zayıf noktasıdır. Petrol ve tabiî gaz üretimi çok azdır.

Ticâret: İhrâcâtın % 40’ını tarım ürünleri meydana getirmektedir. Satılan başlıca ürünleri: Portakal, zeytin, zeytinyağı, muz, domates, balıktır. İhraç edilen sanâyi mâmülleri ise pamuklu dokumalar, çelik, civa, makinalar, kimyâ mamulleri, gemi, otomobil, ayakkabıdır. Dış alımların beşte birinden fazlasını petrol meydana getirir. Diğer ithal malları sanâyi için gerekli maddeler ve teçhizatlardır. İspanya’da ülke turizmi çok büyük gelişme göstermiştir. Ülke, turizmin yardımlarıyla dış ticâret dengesindeki açığı kısmen kapatmıştır. Fransa sınırından Cebelitârık’a kadar Akdeniz kıyısı boyunca birçok turistik tesis kurulmuştur.

İspanya ihrâcâtın büyük kısmını ABD’ye yapar. İthâlâtın ve ihrâcâtının bir kısmı da AET ülkeleri ile olup, bunlar arasında Almanya ve İngiltere ilk sırayı alır.

Ulaşım: İspanya’da karayolu uzunluğu yaklaşık 146.919 km’dir. Demiryollarının uzunluğu ise 13.533 km olup, bunun 5.613 km’sinde elektrikli trenler çalışmaktadır. Ülkenin hava ulaşımı en önemli havayolu şirketi olan “İberia” tarafından dünyânın her yerine yapılan seferlerle sağlanmaktadır. Ülkede 37 sivil ve 7 askerî havaalanı vardır.

MADRİD ŞEHRİ

Kaynak: http://cografyadersanesi.blogspot.com/2008/04/ispanya.html